Bir şiir oku!
Bu şiirin gölgesinde dinlenmek istiyorum. Üst zihin yolculuğumda ve en derin sohbetlerimizi allandırıp pullandırıp ya da doğaçlama ile üstü kapalı yapabilir, nefessiz kalan dilsizliğimizin bir ödülü olarak.
Bir şiir oku!
Zira iki sohbet alanımız var, biri ortak nokta oluşturduklarımız. Ki hep genelin gümbürtüsündeyiz gerçek ‘ben’in dışında. Hem hızlı yorar ve usandırır içten içe sonlandırmanın yollarını bir dedektif gizliliğinde arıyoruz. Hem zorunlu sosyal ve sevgimizin tezahürünün birer parçasıyız.
Bundan dolayı değil midir çoğunlukla suskun kalmamız ve sadece içimizde büyüyor sõyleyemediklerimiz.
Yarım kalmış düşlerimiz, dışa vuramadığımız hüzünlerimiz hakeza.
İkinci ise her zaman olduğu gibi ya örümceğin ağına düşmüş bir av veya avcı gibi birini bulduk, birilerince bulunduk diye konuşur konuşur konuşuruz dur durmak bilmeksizin.
Bir şiir oku!
Hem zaman dursun isteriz. Yelkovan/akrebin ellerinden, ayaklarından zincir vurup gitmemesini isteriz şu fütursuz haddini bilmez zamanın.
Sessizce toleranslı bakışlar ile süzülsün isteriz bizlerin ve kâh şaşkın kâh hayran kalan yürek pırıltıları yumulu ‘eyvahları’ olsun isteriz.
Bir şiir oku!
Gecenin bağrında diz çökmüş,
bir şiirin gölgesinde uzun uzun solumak isterim.
Bir şiir bir ömre bedel olsun isteriz düşlerimizin gün batımında. Eli böğründe sevgimizin, kaygı durağına uğramadan yolculuğuna devam etsin her şiirin kanatlarında.
Bir şiir oku!
Meğer ruhumun gıdası şiire ihtiyacım var bir hayli uykusuz kalmış kendimin. Ninni olur bazen ama bazen bir devrim coşkusudur fırtınalı derin sessizliğimde.
İlla bir şiir oku!
Demlenmiş dostun õzlemi buram buram koksun.


