sen ne anlarsın karanlık
hem ne anlarsın kõr düğümünü
nerden bilirsin ışığı
bilgiyi
yaptıkların cesaret değil
korkudandır
bu hışmın
bu gõzüne kan bürünmüşlüğün
bu kontrolsüzlüğün korkudur
yo, korkudur
vicdana uğramak değil
akla ise hiç değil
derdin
İnsanlık mı duyuyorum
hayır, onu hiç bilemezsin
mitonun enkazı altında
çıkar
her seferinde hortlarsın
ihtiyaç hiyerarşisidir uyutup uyandıran karanlığın eli
çirkinsin yobazlığınla
her seferinde hangi çehreye bürünürsen o çehrede çirkinsin
fark etmiyor her zaman kirlisin
çok kirlisin
ne fark eder
hep kirlisin
yer değiştirmesini iyì bilirsin
her çağda
her yerde
iklim
coğrafya
sadece kabuk değiştirirsin
çok korkaksın hem tahammülsüz
sese
renge karşı
bundandır cellatlığın
bundandır
yakarsın biliyoruz her seferinde
kendinden olmayanı
kendinden başkasını
dur bilmek, bilmezsin
dün
bugün
yarın ve daha yarınların
çünkü korkaksın karanlık
Sivas yangın yerisin
Madımak yüreklerde korsun acınla


