Gökten yağmur gibi kurşunlar yağıyor hayatımızın tam orta yerine, bombalardan hava kara bir bulut almış ülkemin her yerinde. Nereye bakarsam orası toz bulutundan ışığı kapamış göz gözü görmüyor. Gönül gönülü duymuyor, zihinler birbirine labirent olmuş. Çıkmaz sokaklar olduk, karmaşık yollar..
Ne birbirimize ulaşıyoruz ne birbirimizden vazgeçebiliyoruz.
Kulak o kadar mı sağır
Ketum dil lal
Korku ise uyuşturucu olmuş benliklerde
Bazen korkunun usanmasından kiminden yüksek sesler duyuluyor
Yo … öyle bir çağ ki hepimiz deliriyoruz
Ne acayip değil mi
iki kişi bu sersemlikte birbirini görüyor
Birbirini gören iki kişi var. Tıpkı avatar filminde olduğu gibi
” seni görüyorum ” derler birbirini anladıklarında ve kabul ettiklerinde. Hayır dahası bir anlam olmasıdır görmek eyleminin.
Bugün seni görüyorum, hissediyorum ve kabul ediyorum bütün bu çıkmaz sokakların bitmez kavgasının ve delirmenin popüler olduğu bu çağda.
Aşk mı bu
Yoksa anlam arayışı mı
Kurşunlar yağıyor üstümüze
Sen beni gör, ben seni göreyim her şeye rağmen
Ne savaşlar biter ne insan kavgası
ama keşke …Ah keşkeler yüreğimde bir kordur zihnimi yüreğimi yakan.
Değiştirebilsem ülkemin bu halini
Değiştirebilsem toplumun cehaletini
Aileleri değiştirebilsem
Hak adaleti mıhlasam, hukuk hukuk olsun.
Sosyal bir devlet işimizi kolaylaştırır. Şu toz bulutu bizi boğmak üzere.
Korkarım ölüme çok yakınız artık
Annemi özlüyorum buram buram
Mülteci olmuş ben, Berlin duvarını sıkıca örmüş ruhumu ve bütün aptal çürük aile bağlarını.
Duvarlar yıkılır bir gün.
Ah keşkeler
Yüreğimi yakıyor karabulutlar kurşuni renkler
Bombalar yağıyor
ve deliriyoruz ramak kalmış.
Ölüm birden değil, her gün ama her saat ve her andır ülkemin her yerinde.
Şışşş….
Kimse duymasın. Karanlıklar kıskanır bizi
Seni görüyorum, beni görüyorsun. Aşkın ışığı şehri aydınlatıyor.
Aşk ile
seni görüyorum.


