İnsan ilişkilerinde en çok yaşanan sorunlardan biri iletişimdir. Çoğu zaman konuşuruz ama birbirimizi tam olarak anlayamayız. Bazen gerçekten yanlış anlarız, bazen de aslında ne söylendiğini bildiğimiz hâlde anlamamış gibi davranırız. İşte bu iki durum birbirine benzese de aralarında büyük bir fark vardır. Biri istemeden yaşanan bir iletişim sorunudur, diğeri ise bilinçli olarak seçilen bir davranıştır.
Günlük hayatın hemen her alanında bunun örnekleriyle karşılaşırız. Evde, iş yerinde, okulda ya da arkadaş ortamında insanlar aynı cümleyi duyduğu hâlde farklı anlamlar çıkarabilir. Çünkü herkes olaylara kendi yaşadıkları, düşünceleri ve duyguları üzerinden bakar. Bu yüzden bazen söylenen söz değil, o sözü nasıl algıladığımız iletişimin yönünü belirler.
Gerçek yanlış anlaşılmaların çoğu kötü niyetten kaynaklanmaz. Kullanılan kelimeler yeterince açık olmayabilir, ses tonu yanlış anlaşılabilir ya da beden dili farklı mesajlar verebilir. Böyle durumlarda insanlar farkında olmadan birbirlerini yanlış yorumlayabilir. Açık bir iletişim kurulduğunda ise bu tür sorunlar çoğu zaman kolayca çözülebilir.
Ancak bir de farklı bir durum vardır. Bazı insanlar söyleneni anladıkları hâlde anlamamış gibi davranmayı tercih eder. Bunun nedeni çoğu zaman bilgisizlik değildir. Bazen tartışmaktan kaçınmak, bazen sorumluluk almamak, bazen de hata yaptığını kabul etmemek için bu yolu seçerler. “Ben öyle anlamadım.” ya da “Ne demek istediğini anlayamadım.” gibi cümleler bazen gerçekten yaşanan bir karışıklığı ifade ederken, bazen de zor bir durumdan kurtulmanın kolay yolu olabilir.
Psikoloji de bu davranışın nedenlerini açıklıyor. İnsanlar kendilerini korumak, eleştirilmemek veya dışlanmamak için zaman zaman gerçek düşüncelerini saklayabiliyor. Yapılan araştırmalar, sosyal baskının insanların davranışlarını düşündüklerinden çok daha fazla etkilediğini gösteriyor. Bir grubun içinde yanlış olduğunu bildiği hâlde sessiz kalan ya da otorite karşısında fikirlerini söylemekten çekinen insanların sayısı sanıldığından çok daha fazla.
Bu durum iletişimde de kendini gösteriyor. İnsanlar bazen gerçekten anlamadıkları için değil, konuşmanın devamında yaşanabilecek tartışmadan kaçınmak için anlamazdan gelmeyi seçebiliyor. Böylece o an için kendilerini koruduklarını düşünseler de, uzun vadede ilişkiler zarar görüyor ve güven duygusu zedeleniyor.


