“Kaç kere söyledim!”
Birçok anne ve babanın evde en sık kurduğu cümlelerden biri bu.
Odanı topla…
Telefonu bırak…
Dersine çalış…
Beni dinliyor musun?
Cevap çoğu zaman aynı…
Sessizlik.
Peki gerçekten çocuklar mı dinlemiyor? Yoksa biz, onların dünyasına giremediğimiz için mi birbirimizi anlayamıyoruz?
Çünkü bugünün çocukları, bizim büyüdüğümüz dünyada yaşamıyor.
Onlar doğduklarından beri telefon, tablet ve internetin içinde büyüyor. Dikkatlerini dağıtan yüzlerce şey var. Böyle bir dünyada uzun nasihatler artık eskisi kadar etkili olmuyor.
Ama bu, çocukların anne babalarını önemsemediği anlamına gelmiyor.
Çoğu çocuk aslında anlaşılmak istiyor.
Sürekli eleştirilen, sözü kesilen veya sadece ne yapması gerektiği söylenen bir çocuk, bir süre sonra konuşmayı bırakıyor. Çünkü “Nasıl olsa beni dinlemeyecekler.” diye düşünüyor.
Uzmanlara göre aile içinde kurulan sağlıklı iletişim, çocukların sadece okul başarısını değil; özgüvenini, duygusal gelişimini ve gelecekte kuracağı ilişkileri de doğrudan etkiliyor.
Peki ne yapmak gerekiyor?
Aslında cevap çok basit.
Çocuk konuşurken gerçekten dinlemek…
Telefonu bir kenara bırakmak…
Sözünü kesmemek…
Ve sadece nasihat vermek yerine, onun ne düşündüğünü sormak.
Bazen “Bugün okul nasıldı?” demek yerine, “Bugün seni en çok ne mutlu etti?” diye sormak bile sohbetin yönünü değiştirebilir.
Unutmayın…
Çocuklar en çok söylenenleri değil, gördüklerini örnek alırlar.
Anne babası dinleyen bir çocuk da dinlemeyi öğrenir.
Belki de bugün çocuklarımızın bizden istediği tek şey, onlara birkaç dakika gerçekten kulak vermemizdir.


