Z kuşağı artık iş gücünde. Ama şu soruyu sormadan durabilir miyiz: Eğitim sistemi onları iş dünyasına gerçekten hazırladı mı? Yoksa mezun olduklarında ellerine tutuşturulan diplomalar, sadece işsizler ordusuna katılmalarını mı kolaylaştırıyor?
İş dünyasının beklentisi belli: uzun saatler, düşük maaşlar, kurallara uymak… Peki gençlerin beklentisi neydi? Yaratıcılık, esneklik, özgürlük… Bu iki tablo nasıl bir araya gelecek?
Z kuşağı ile iş dünyasının beklentileri gerçekten çelişiyor mu? Gençler eski düzene uymak istemiyor olabilir mi? Peki bu çatışma iş dünyasını değişmeye zorlamaz mı?
Asıl mesele şu olabilir mi: Z kuşağı sadece iş gücüne katılmıyor, iş gücünü yeniden mi tanımlıyor? Onların beklentileri iş hayatını değiştirecek mi, yoksa kırılma daha da mı derinleşecek?
Ve biz bu gençlere bakarken şunu sormalıyız:
Onlara gerçekten bir gelecek sunuyor muyuz, yoksa sadece geçmişin kalıplarını mı dayatıyoruz?


