İnançlar ve güçlü kanaatler hayatımızın temel taşlarıdır. Bize yön verir, anlam kazandırır, kim olduğumuzu şekillendirir. Çoğu zaman da güven verir. Ama şu soruyu sormak gerekir: Ya bu inançlar her zaman bize iyi gelmiyorsa?
Bir şeye körü körüne inanmak, bazen düşünme ve gelişme yeteneğimizi fark etmeden sınırlar. Çünkü sorgulamadığımız her düşünce, zamanla bizi yerimizde saydırabilir.
Maria’yı düşünelim. Genç bir mühendisti ve köklü, geleneksel bir şirkette çalışıyordu. Departmanındaki yöntemler yıllardır aynıydı. “Bunca yıldır böyle yapıldıysa doğrudur” diye düşünüyordu. Eski sistemlere büyük bir güveni vardı. Ta ki şirket ciddi bir düşüş yaşayana kadar… O zaman fark edildi ki, yıllardır işe yarayan yöntemler artık yeterli değildi. Ama Maria, uzun süre bu gerçeği göremedi. Çünkü inandığı düzeni sorgulamamıştı. Belki daha erken sorgulasaydı, değişim de daha erken başlayabilirdi.
Bu örnek bize şunu gösteriyor: Eski inançlara sıkı sıkıya tutunmak, bazen değişimi görmemizi engeller. Bu durum sadece özel hayatımızda değil, iş hayatında da karşımıza çıkar.
Bilim de bunu destekliyor. İnsan zihni, genelde zaten inandığı şeyleri doğrulayan bilgileri kabul etmeye yatkındır. Buna “onaylama yanlılığı” denir. Yani bize uyan bilgileri seçer, uymayanları görmezden geliriz. Bu, geçmişte hızlı karar vermek için faydalıydı. Ama bugün, karmaşık bir dünyada bu alışkanlık bizi yanıltabiliyor.
Bir de “bilişsel çelişki” diye bir durum var. İnandığımız bir şeyle gerçekler çeliştiğinde rahatsız oluruz. Bu rahatsızlığı azaltmak için ya gerçeği eğip bükeriz ya da inancımıza daha sıkı sarılırız. Yani bazen yanlış olduğunu bilsek bile, bir düşünceden vazgeçmek zor gelir.
Oysa araştırmalar şunu söylüyor: İnançlarını düzenli olarak sorgulayan insanlar, daha esnek düşünüyor, sorunlara daha iyi çözümler bulabiliyor. Değişime daha hızlı uyum sağlıyor, yenilikten korkmuyor.
İnançları sorgulamak, inançsız olmak demek değildir. Aksine, bu bir olgunluk göstergesidir. “Ben yanılıyor olabilir miyim?” diyebilmek cesaret ister. Ama bu cesaret, insanı ileri taşır.
Dünya sürekli değişiyor. Biz değişmezsek, geride kalıyoruz. Bu yüzden inançlarımızı zaman zaman masaya yatırmak, onları yeni bilgiler ve deneyimlerle yeniden değerlendirmek gerekiyor.
Büyümek tam da burada başlıyor.
Sorgulamakla.


